YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4008
KARAR NO : 2018/8661
KARAR TARİHİ : 01.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarih ve 2015/2554 esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan da dava açıldığı, ancak bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suçtan mütalaa alınması suretiyle zamanaşımı süresi içinde mahallinde hüküm kurulması ve gerekçeli karar başlığında ismi ve sıfatı gösterilmeyen “Katılan …”‘nın isim ve sıfatının mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
Sanık …’in 14.03.2018 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemine hasren yapılan incelemede;
1-Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarih ve 2015/2554 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında “2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarından kamu davası açılmış ise de, dosya içerisindeki 20.05.2013 tarih ve 2013-A-2731/29 sayılı Vergi Suçu Raporunun ve 2013-A-2731/24 sayılı Vergi Tekniği Raporunun sadece sanık … hakkında düzenlendiği, yine … Rapor Değerlendirme Komisyonunun 19.06.2013 tarih ve 14022484/RDK/48 sayılı mütaalasının sadece sanık … hakkında verildiği, sanık … hakkında düzenlenmiş vergi raporları ve verilmiş herhangi bir mütalaa bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın kollukta alınan savunmasında Bin Yapı Org. Müh. Day. Hiz. Hay. İnş. Tic. Ltd. Şirketi’nin gayri resmi ortağı olduğunu beyan etmesine rağmen mahkemedeki savunmasında söz konusu şirketle ilgisinin olmadığını, hiç kimse adına fatura düzenlemediğini belirterek suçlamayı kabul etmemesine karşın, temyize gelmeyen sanık …’un vergi denetmenine verdiği ifadesinde düzenledikleri ve kullandıkları tüm faturaların sahte olduğunu bu işi de sanık … ile birlikte yaptığını, bazı faturaları sanık …’ın doldurduğunu belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın imza ve yazı örnekleri alınarak suça konu faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı TCK’nin 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
c-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 01.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
ÖK.