YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7231
KARAR NO : 2018/7302
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağmaya kalkışma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar … ve … ile sanık … savunmanının yüzüne karşı verilen 01.12.2015 günlü mahkeme hükmünün karar eteğinde, “Temyiz süresinin sanık … yönünden tefhim, sanık … yönünden tebliğden itibaren başlayacağı”nın belirtilmesi üzerine, gerekçeli kararın 29.12.2015 günü sanığın savunmanı Av. …’ya tebliğ edildiği, sanık … savunmanının 04.01.2016 tarihinde temyiz davası açma talepli dilekçe verdiği anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nin 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve yönteminin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu bir kural olduğu, bu bağlamda mahkemenin yanıltıcı ifadesi nedeniyle, sanık …’in, gerekçeli kararın kendisine ve/veya savunmanına tebliğ edilmesi gerektiğini beklemesi olağan olduğundan; sanık … savunmanının temyiz isteminin süresinde kabulü ile,
Sanıklar … ve … hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
I-Sanık … hakkında yağmaya kalkışma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin infazda gözetilmesi olanaklı görülüp;
Yağmaya kalkışma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte mağdurun çalıştığı Bora elektrik isimli işyerinde işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK’nin 149/1. madde ve fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, eleştiri dışında diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-… 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.08.2010 tarihli önceki hükmüyle tayin edilen 1 sene 8 ay hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair hükmü, sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın ilk hükümde tekerrüre esas alınan Ceyhun Sulh Ceza Mah. 24.07.2007 gün, 2007/262 – 2007/319 sayılı ilamdaki ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
2- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “Ayrı ayrı” yerine, “Her biri tamamından sorumlu olacak şekilde CMK’nin 325 maddesi uyarınca sanıklardan ayrı ayrı” tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki hükümde TCK.nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün; “Karataş Asliye Ceza Mahkemesinin
31.01.2003 gün, 2002/19 Esas ve 2003/11 Karar sayılı hükmü ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK.nin 58.maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasına, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Ceyhun Sulh Ceza Mahkemesinin 24.07.2007 gün, 2007/262 Esas ve 2007/319 Karar sayılı ilamına konu olan 6 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” şeklinde değiştirilmesi ve yargılama giderlerine ilişkin kısımdan “Her biri tamamından sorumlu olacak şekilde CMK’un 325 maddesi uyarınca sanıklardan ayrı ayrı” kelimesinin çıkartılarak yerine “Sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında yağmaya kalkışma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık savunmanının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen yağma suçunun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün açıklandığı 01.12.2015 tarihli oturumda, savunman bulundurulmaksızın hükümlülük kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 150/3, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu kısmın açıklanan nedenle BOZULMASINA, 27.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…