YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3433
KARAR NO : 2018/4768
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yakın akrabayı öldürme
HÜKÜM : TCK’nin 82/1-d, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası.
Sanık … hakkında eşi olan maktul …’ye yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hüküm süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, sanığın cezaevinden göndermiş olduğu ve temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde olan 17.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile “Dosyanın Yargıtaya gönderilmemesini ve kesinleştirilmesini” talep etmiş olması karşısında; sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyizi üzerine ve re’sen yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in eşi olan maktul …’yi kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, bozma sebebi saklı kalmak kaydıyla kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin varlığı ile takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine kurulan hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin sanık hakkında tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ile maktulün 41 yıllık evli olup müşterek 3 çocuklarının bulunduğu, maktulün uzun süredir şeker ve tansiyon hastası olması nedeniyle eşi olan sanığa yönelik agresif davranışlarının olduğu, bu nedenle taraflar arasında baş gösteren geçimsizliğe bağlı olarak sanığın olaydan birkaç yıl önce kendilerine ait olan binada bir üst daireye taşınmak suretiyle ayrı konutta yaşamaya başladığı ancak evlerin müşterek ihtiyaçları nedeniyle de maktul ile görüşmeye devam ettiği, olay günü sabah saat 06.30 sıralarında maktulün sanığın kaldığı eve kendisinde mevcut olan anahtarla girdiği, her iki evin çamaşırlarının yıkandığı makinenin sanığın ikametinde olması nedeniyle çamaşırlarını bulamadığını belirterek sanığa sataştığı, aralarında çıkan tartışma sırasında elinde bulunan anahtarlık ile sanığın yüzüne vurduğu ve onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraldığı, bunun üzerine sanığın da kapıldığı hiddetin etkisi ile maktule hamle yaparak onu yere düşürdüğü ve dizi ile boynuna bası uygulamak suretiyle öldürdürdüğü olayda;
Maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışların ulaştığı boyut gözetilerek sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen ve 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 29. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında asgari orana yakın bir oranda indirim yapılarak üst sınıra yakın bir ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde azami oranda indirim yapılarak alt sınırdan cezaya hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi olan hükümün haksız tahrikin derecesi yönünden kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19/11/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.