Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/1354 E. 2018/17120 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1354
KARAR NO : 2018/17120
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında ….,… ı basit yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
CMK’nun 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında…,… ‘ı basit yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanıklar …, … ve … hakkında … u yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık …’in bıçakla mağduru göğüs bölgesinden hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralamasından sonra olay yerine gelen ağabeyleri olan diğer sanıkların yaralı olan mağdurun kafasına sopalarla vurarak sol frontalde 4. dereceli çökme kırığı ve beyin parankiminde kontüzyon nedeniyle hayati tehlike geçirmesine ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladıkları iddia edilen olayda, suçta kullanılan araçların elverişliliği, isabet yerlerinden hareketle hedef alınan bölgeler, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,

b) Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 02.02.2015 tarihli adli raporunda; “organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılabilmesi için kişinin en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek kemik pencerede Kranial BT tetkikinin çektirilerek raporunun ve tetkikikinin aslı ya da dijital ortamda DICOM formatında teminen Kurulumuza gönderilmesi” gerektiği bildirildiği halde mağdurun ek raporu alınmasından sonra suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi lüzumu,
Kabule göre,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesine göre cezanın 5 yıla çıkarılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, sonuç ceza miktarları yönünden CMUK’un 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 12.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.