Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2016/2527 E. 2018/7449 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2527
KARAR NO : 2018/7449
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nin 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülerek yapılan incelemede;

Olay tarihinden evvel duygusal yönde birliktelik yaşadığı sanık … ile birlikteliğini sonlandırıp erişimini engellemek için telefon numaralarını değiştiren mağdur …’yu sanığın bir şekilde yeniden rahatsız etmeye başladığı, bu durumu sonlandırmak için mağdurun son kez sanık ile 17/02/2015 günü saat 16.00 sularında Atatürk Parkında buluştuğu,

Mağdurun, sanık … ile bir süre konuştuktan sonra ayrılmak için ayağa kalktığında, sanığın mağdurdan yeni telefon mumarasını kendisine vermesini istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine bu kez sanığın mağdura “Burada kendimi de senide öldürürüm, numarayı vermezsen evine gidemezsin, seni kaçırırım, seni kimse kurtaramaz” deyip mağdurun kolundan tutup banka oturtup cep telefonunu zorla alıp kaçtığı, mağdurun ise telefonunu geri almak için saat 16.30 sularında sanığa telefon mesajı atmasına rağmen cevap alamayınca, yasal şikayet hakkını kullanarak şikayetçi olduğunu, kolluk görevlileri tarafından sanık aranıp durum bildirilmesiyle sanığın mağdur …’dan aldığı cep telefonunu aynı gün saat 19.20’de polis merkezine getirip teslim ettiği olayda; sanığın eylem ve söylemlerindeki gerçek iradesinin saptanmasında ortaya çıkan duraksama karşısında;

Öncelikle;

1-Mağdur …’nun sanık …’e telefonunu geri getirmesi için mesajı nereden, ne şekilde attığı resen araştırılıp gereğinde mesajın atıldığı telefon üzerinde hak sahibinin olay ile ilgili beyanı alınıp,

2- Sanık …’in mağdurdan aldığı telefonu iade ettiği saate kadar geçen süre içerisinde herhangi bir şekilde kullanıp kulanmadığı ve/veya özgün bir tasarrufta bulunup bulunmadığı da araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın eyleminin suç teşkil edip etmediği ile hukuki nitelendirilmesi yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yetinilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Bozmayı gerektirmiş sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.