Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/4588 E. 2018/8768 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4588
KARAR NO : 2018/8768
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan hapis cezası miktarına göre koşulları oluşmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip, duruşmasız olarak yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gibi, adli sicil kaydı bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nin 62. maddesi uygulanan ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığından hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında “zarar giderilmediğinden” şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kabule göre;
a)Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunda suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edilmesinden itibaren, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarih olduğu; İstanbul Vergi İdaresi Başkanlığının 15.12.2009 tarihli defter ve belge isteme yazısının 16.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve ibraz için 15 günlük süre verildiği gözetilmeden, “01.01.2010” olan suç tarihinin gerekçeli kararda “2009” olarak yanlış yazılması,
b)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu dışında kalan kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.