Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/16119 E. 2013/11375 K. 24.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16119
KARAR NO : 2013/11375
KARAR TARİHİ : 24.05.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, davacının muris eşi … 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı olduğu sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, muris eşinin 01.08.1994 tarihinden 01.03.2000 tarihine kadar … Vergi Dairesinde … vergi kaydı ile nakliyecilik faaliyetini yaptığını belirterek, 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince, murisin çalıştığ süre olan 2 yıl 4 aylık hizmet süresinin Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile, 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında; davanın yasal dayanağının, 1479 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
Mahkeme, 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesi hükmünde altı aylık süre içinde Kuruma başvuru yapılmadığından, davanın reddine karar vermiştir. Aynı maddede, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlaması için öngörülen tarihlerden itibaren, borçlanma hakkı belirtilen bu süreler dâhilinde kullanılmalıdır. Bu süreler içinde borçlanma hakkının kullanılmaması halinde ise, sonrasında Bağ-Kur sigortalılığının tespitine olanak bulunmamaktadır.
02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesi; “Sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve

mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelerine göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağını yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir” hükmünü getirmiştir.
Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 günlü … Esas, 2011/413 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere ,geçici 18. maddesi uyarınca yazılı başvurusunun bulunup bulunmadığı, yazılı başvurusu bulunmasa dahi, vergiye kayıtlı bulunduğu tescilini talep ettiği döneme ilişkin prim borcunun anılan maddede öngörülen yasal süre içinde ödenip ödenmediği hususunun araştırılarak, ödenmiş ise, bu hususun, borçlanma iradesini ortaya koyduğu kabul olunarak davanın kabulüne, aksi takdirde, reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.