YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4347
KARAR NO : 2018/6700
KARAR TARİHİ : 07.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … … aleyhine 03/12/2001 gününde verilen dilekçe ile kasten öldürme eylemi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/12/2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kasten öldürme eylemi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eşi … ‘ün davalı tarafından kasten öldürüldüğünü, bu olay nedeniyle eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek uğradığı maddi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek istemin kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 135. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nunun 156. maddesi) ; ”Müruru zaman katedilmiş olunca katıdan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeğe başlar. Borç bir senette ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni müddet daima on senedir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davanın kabulüne ilişkin kararın 07/12/2004 tarihinde verildiği ve gerekçeli kararın 2018 yılında taraflara tebliğe çıkarıldığı, davacı vekiline 10/01/2018 tarihinde, davalıya ise 07/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, böylece hüküm tarihi ile kararın taraflara tebliğ tarihi arasında on yıldan fazla süre geçtiği anlaşılmaktadır.
Hükmün doğurduğu sonuçların büyük bir kısmı tefhim anından itibaren meydana gelir, buna karşılık bazı sonuçları ise hükmün kesinleşmesi ile doğar. Hakim verdiği hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez.
Şu halde, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 135/2. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nunun 156/2.maddesi) uyarınca hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı, davalının bu on yıllık sürenin geçmesinden sonra ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiş olduğu gözetildiğinde mahkemece ilamın zamanaşımına uğradığı nazara alınarak yeniden hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.