Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5820 E. 2013/5190 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5820
KARAR NO : 2013/5190
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/…/2011 tarih ve 2006/408-2011/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı göndericinin yurtdışına ihraç ettiği deri emtiasının, hava yoluyla … dışına taşınması için müvekkili şirketle anlaştığını, taşınacak malın davalı gönderici tarafından gümrük işlerinin yapılabilmesi için … Hiz. A.Ş.’nin antreposuna teslim edildiğini, gümrük işlemlerinin devam ettiği sırada Atatürk Havalimanı C Terminali Kargo bölümünde yangın çıktığını ve malların zayi olduğunu, davalının müvekkili hakkında başlattığı icra takibi ile yangında zayi olan mal bedeli ….904,62 Euro asıl alacak ve 40 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam ….944,62 Euro’nun % 9 faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, malların taşınma esnasında değil havalimanı kargo bölümünde zayi olduğunu, davalı mallarının bulunduğu antreponun … Hiz. A.Ş.’ne ait olduğunu ve malların sigorta güvencesi altında bulunduğunu, davalının hukuken sorumluluğu bulunmayan müvekkili taşıyıcıya değil, antrepo işletmesine husumet yöneltmesi gerektiğini, takibin kesinleştiğini ve müvekkili tarafından icra dosyasına ….000 TL ödendiğini, bakiye borcun 27.07.2006 tarihinde ödeneceğinin taahhüt edildiğini ileri sürerek, haksız icra takibinin durdurulması ve müvekkil şirketin tüm dosya borcundan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve icra tehdidi altında ödenen ….000 TL’nin davalı şirketten istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini ıslahla ….630,76 TL artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davada ihbar olunan olarak yer alan S…. A.Ş.’nin yangın çıkmasından sonra yangının söndürülmesi yönünden lehine olan önlenemezlik faktörünün oluştuğu kabul edildiğinden bu şirkete herhangi bir kusur atfedilemediği, dava dışı olan bu şirket davacının yardımcı şahıslığını ifa ettiğinden yardımcı şahsın kusursuzluğundan davacının da yararlanacağı ve çıkan yangından dolayı sorumlu tutulamayacağı, davacının yangın olayında kusuru olmadığı saptandığından davalının malının zayini tazmin etme borcunun da olamayacağı, bu durumda davacının borçlu olmadığı meblağı icraya ödediği anlaşıldığından davacının yaptığı ödemeyi davalıdan istirdada hakkı olduğu, istirdat edilecek meblağın tayininde … ve onun taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna dair hükümleri uygulanmayarak İ.İ.K. hükümlerinin uygulanacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalıya ödenen ….000 TL’nın ….07.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, icra veznesine ihtiyati tedbir nedeni ile davacı tarafından yatırılan ….07.2006 tarihindeki 11.000 TL, 27.07.2006 tarihinde yatan 12.410,76 TL olmak üzere toplam ….410,76 TL’nin de karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine, ayrıca İİK.nın 72/5. maddesi gereğince 9.364,30 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…- Ancak, mahkemece davalının kötüniyetli takip yaptığından bahisle davacı lehine tazminata hükmedilmiştir. Menfi tespit davasında dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine inkar tazminatına hükmedileceği İİK’nın 72/5. maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu durumda, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Davacı borçlu tarafından davalının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle kötü niyet tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.