Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5271 E. 2013/5442 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5271
KARAR NO : 2013/5442
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2011 tarih ve 2011/28-201/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu, … ile … …’ın davacı şirketin yetkili temsilcileri olduğunu, eski muhasebeci …tarafından müvekkili şirket yetkililerinin imzaları taklit edilerek bankaya gönderilen 9 adet sahte talimatlar ile davacı şirket hesabından 41.390 TL çekildiğini, bunun 11.750 TL’sinin ödendiğini, 29.640 TL müvekkili şirketin zararının oluştuğunu, davalı bankanın gerekli kontrolleri yapmadan ödeme yapması sebebiyle bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 29.640 TL’nin kusurlu ödeme tarihinden itibaren müvekkili şirketin hesabına davalı bankanın ödemeler nedeniyle uyguladığı faiz oranıyla eşdeğer faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sahte olduğu ileri sürülen ödeme talimatlarının davacı tarafa ait kaşeyi ve imzaları ihtiva etmekte olup, geçerli ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir ödeme talimatı görünümünde olduğunu, sahteliği ileri sürülen imzaların davacı tarafın yanında çalıştırdığı muhasebeci tarafından düzenlenmiş gerçeğe çok yakın imzalar olduğunu, bu talimatlar sahte olsa bile bunların sayısı ve zaman dilimi incelendiğinde davacı tarafın bu hususla ilgili bilgisinin ve icazetinin var olduğunun görüldüğünü, zira 6 ay gibi uzun bir sürede toplam 9 kez hesabından para çekilen bir kimsenin bu işlemden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın daha önceden de çalışanları aracılığıyla ödeme talimatları düzenleyerek para çektiğini, dolayısıyla davacı yanında çalışan kimseler aracılığıyla bankadan para çekilmesinin bir teamül haline geldiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işlemlerin davacı şirket eski çalışanı olan muhasebe müdürü tarafından düzenlenen talimatlarla yapıldığı, davalı banka çalışanlarının dava konusu işlemlerin yapıldığı sırada imza karşılaştırması yapmayarak kusurlu davrandıkları, ancak daha önce de davacı şirket muhasebecisi olarak çalışan …’nın davacı şirkette çalıştığı dönemde benzer işlemler yapması nedeni ile davalı banka çalışanlarında işlemin davacı şirket talimatları ile yapıldığı izlenimini yarattığı, her ne kadar bilrikişi raporu ile imzaların, imzaları tanıyanlar açısından iğfal kabiliyeti olmadığı bildirilmişse de, dava konusu sahte talimatlarla davacıya ait hesaptan para çekilmesine ilişkin bu işlemler her defasında aynı banka çalışanı tarafından yapılmaması ihtimali de dikkate alınarak, davalı bankanın %30 kusurlu olduğu, davacı şirketin, dava konusu işlemlerin yaklaşık 6 ay içerisinde 9 farklı talimat ile gerçekleşmiş olması karşısında hesaplarında gerekli incelemeyi yapmamak suretiyle ağır kusurlu olduğu, bu nedenlele da davacının %70 müterafik kusurlu bulunduğu, davalı bankanın %30’luk kusur oranı dikkate alındığında sorumlu olduğu miktarın 8.892 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,… TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 474,91 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.