YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5988
KARAR NO : 2013/5370
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2012 tarih ve 2010/281-2012/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile imzaladığı İç Mimari İşleri Sözleşmesi ile davalı hastanenin C ve B blok binalarına ilişkin iç mimari projeleri, A Bloka ilişkin olarak da yeniden yapılandırma kapsamında iç mimari projelerinin hazırlanması işini yükümlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince projeyi hazırlayıp davalıya teslim ettiğini, davalının sözleşme kapsamında olmayan B bloktaki lobiye müvekkilinin D blok lobisi için hazırmış olduğu konsept ve detaylardan alıntılar yapıp uyguladığını, sözleşmeye aykırı olarak projenin dar bir yere takbikinin kötü bir uygulama olduğunu, davalının projeye aykırı imalatlar yaptığını, projenin eser sahibinin izni olmadan değiştirildiğini, bundan dolayı müvekkilinin imajı ve isminin zarar gördüğünü ileri sürerek, projenin izinsiz uygulanması nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL maddi, projenin kötü bir kopyası olma özelliği taşıması ve bütünlük arzetmeyen bir şekilde yapılması nedeniyle ….000,00 TL manevi, davalının hazırlanan projelere aykırı olarak yaptırdığı imalatlar nedeniyle ….000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme gereği vermesi gereken hizmeti ve projeyi zamanında ve gereği gibi vermemesi sebebiyle yarım kalan işlerin mahkemece tesbit ettirildiğini ve davacı nam ve hesabına olmak üzere başka bir firmaya yaptırıldığını, davacının üç ay sonra ve bu firmanın projesinden yararlanılarak yapılan işleri de tesbite dahil ederek tesbit yaptırdığını ve buna dayanarak dava açtığını, davacının davasının, bedel hususundaki uyuşmazlıktan sonra ve kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu, davacının özgün mimari tasarımlar olarak gösterdiği hususların özgün bir nitelik taşımadığını ve piyasada bulunan ve kolayca tarif ve tatbik edilebilen görünümler olduğunu, davacının teslim ettiği projelerin esasen sözleşmeye uygun uygulama projeleri durumunda olmadığını ve bu hususun müvekkilince yaptırılan tesbitindeki bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme kapsamının belirlendiği giriş …. paragrafda proje işinin C, D ve kısmen de A blok için geçerli olduğu, B blok ile ilgili bir proje öngörülmediği, davalının hastanesinin (B) blokundaki lobi için yapılan uygulamanın (D) blok için davacı yanca hazırlanmış olan projenin “bozulmuş ve kötü” bir taklidi olduğu, daha geniş bir alan için hazırlanmış olan konseptin daha dar bir alana uyarlanmasında muhakkak surette mimari bir göz ile bakılarak uyarlama yapılması gerekli iken sadece uygulamacı gözü ile değişiklikler yapılması ana konsepti bozduğu, Sözleşme Bedeli başlıklı Sözleşmenin 4. maddesinde sözleşme bedelinin 90.000 Euro+KDV olarak öngörüldüğü, ancak bu ücretin, ne kadarı proje çizimi için, ne kadarı imalat için olduğunun belli olmadığı, bilirkişilerce dava konusu projenin çizimi ve telif bedeli olarak ….000,00 TL’nin uygun olacağının öngörüldüğü, belirlenen miktarın sözleşme bedeline oranlandığında, uygun görüldüğü, davalının projeyi kötü uyguladığı göz önüne alındığında davacının bundan dolayı ticari itibarı zarar görebileceğinden manevi tazminat isteme haklı bulunduğu, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, işin niteliği ve başkasına ait ticari emtianın haksız kullanımını caydırıcı olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı vekilinin 1 numaralı talebi için ….000,00 TL maddi tazminatın, … numaralı talebi için 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, davacı vekilinin … numaralı talebinin feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…- Ancak, mahkemece, davacı tarafça oluşturulan iç mimarı projesinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri uyarınca eser mahiyetinde olduğu ve projenin eser sahibinin izni olmaksızın değiştirilmesinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca manevi hak ihlali oluşturduğu, ayrıca söz konusu projenin izinsiz uygulanmasının aynı Kanun’un 83. maddesi delaletiyle 6762 sayılı …’nın 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabete yol açtığı ve aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca manevi tazminat takdiri gerektiği kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmiştir.
Öncelikle, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 83. maddesi bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekillerinin iltibas oluşturulacak şekilde kullanımının haksız rekabet oluşturduğuna ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta ise, dava konusu iç mimari projesinin ad ve alametlerinin ya da çoğaltılmış nüshaları şekillerinin kullanılması dava konusu olmayıp, bizatihi dava konusu projenin izinsiz uygulanması söz konusu olduğuna göre, iş bu davada 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 83. maddesinin ve bu maddenin atıf yaptığı …’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Ayrıca, davacı şirket, tüzel kişilik olup, tüzel kişilerin yaratıcı faaliyetinden söz edilemeyeceğinden, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 1/B-(b) bendi uyarınca eser sahibi olmayan davacı şirketin aynı Kanun’un 14 ve devamı maddelerindeki manevi hak sahipliği de söz konusu değildir. Davacı şirket, ancak eser üzerindeki mali hakların sahibi olabilecekken, manevi tazminat takdiri mümkün olmamasına rağmen, 5846 sayılı … 16. maddesi uyarınca manevi hakkının ihlal edildiğinden bahisle de manevi tazminat isteminin kısmen kabulü doğru olmamış, davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları yerinde görülerek, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarınını reddine, (…) numarılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 198,45 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.