YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10741
KARAR NO : 2018/7045
KARAR TARİHİ : 05.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli …2 yüzölçümündeki taşınmaz maliki belirlenemediğinden bahisle bahçeli kargir ev niteliğiyle senetsizden davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı gerçek kişi 04/08/1998 havale tarihli dava dilekçesiyle, çekişmeli taşınmazın bir kısmının zilyetliğini 1975 yılında, bir bölümünün zilyetliğini de 1994 yılında satış suretiyle devraldığını, yörede yapılan arazi kadastrosu sırasında haberdar olmadığı için taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini ve lehine eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1951 yılında yapılan orman tahditi ve 1997 yılında ilan edilen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1994 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/11/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.