YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/258
KARAR NO : 2018/13105
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine (şiddetli geçimsizlik sebebine) dayalı olarak boşanma davaları açılmıştır. Mahkemece, tarafların 166/1. maddesine (şiddetli geçimsizlik sebebine) dayalı olarak açılan boşanma davalarının kabulü ile boşanmalarına karar verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2015/15093 esas, 2016/10744 karar sayılı bozma ilamı ile: ” Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (6100 s. HMK m. ll4/l-d) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (6100 s. HMK m. 115/1) Yargılama sırasında, davalı-karşı davacının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanunu’nun 405. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca davalı-karşı davacının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur” gerekçesi ile bozulmuş, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin bu bozma kararı sonucu daha önce verilen bozmaya konu hüküm tüm yönleri bakımından tamamen ortadan kalkmış boşanma hükmü dahil karar hiçbir yönüyle kesinleşmemiştir. Öyleyse, mahkemece bozmaya uyulduğu ancak verilen son hükümle bozma gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Bu bağlamda mahkemece, temyiz incelemesinde, bozma sebebine göre inceleme kapsamı dışında kalması zaruri hale gelen; tarafların boşanma davaları (TMK m. 166/1) bakımından boşanma hükmünün kesinleştiğinden bahisle bozma sonrası verilen 19.09.2017 tarihli ikinci kararda bu yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulmaksızın usul ve kanuna aykırı olarak boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek velayet, nafaka ve tazminat yönünden hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.11.2018 (Pzt.)