YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9696
KARAR NO : 2018/18263
KARAR TARİHİ : 07.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı … yönünden davanın reddine, davacı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … mirasçılarından … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinden E-N … Beldesi Küdür mevkii 340 ada 12 parsel sayılı taşınmazın maliki ve yapıların imalatçısı olduğunu, diğer davacının taşınmaz üzerindeki inşaatın mimar sıfatıyla proje müellifi olduğunu, davacılarca üç metre çekme mesafesi uygulanarak inşaatın arazi üzerine yapıldığını, davalının kendisine ait 2 parsel sayılı taşınmazın parsel sınırına duvar ördüğünü, bu duvarın müvekkillerinin arazisine 51 m² tecavüzlü olduğunu belirterek haksız elatmanın önlenmesine ve yapılan duvarın yıkımına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın eski malikleri ile yapılmış olan fiili taksime dayalı olarak taşınmazın kullanıldığını ve bu kullanım sonucu duvarın yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı … tarafından açılan davanın hukuki menfaat yokluğundan bütünüyle reddine, davacı … Ticaret A.Ş. tarafından açılan davanın kabulü ile dosya içerisinde bulunan 18.09.2013 havale tarihli fen bilirkişi imzalı bilirkişi raporunun eki olan krokinin kahverengi kısımları ile işaretlenen 2,40 m. yüksekliğinde 50 cm. enindeki duvarın; davacı taşınmazına isabet eden kısmının yıkılmak suretiyle davalının bu alana yaptığı müdahalenin menine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … mirasçılarından … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat istemine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı … mirasçılarından … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı … mirasçılarından … vekilinin yıkıma ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 340 ada 12 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tatil sitesi ünitesinin yer aldığı, 26/10/2007 tarihinde kat irtifakına geçilmesi sonucunda A blok bodrum 2 no.lu bağımsız bölümün kayden davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 18/09/20013 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokiden yıkımı istenen taş duvarın tatil sitesi ünitesinin bulunduğu 340 ada 12 parsel ile davalının kayden maliki olduğu 340 ada 2 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunduğu, taş duvarın 240 cm yüksekliğindeki krokide h1 olarak belirtilen kısmının davalı, 160 cm yüksekliğindeki krokide h2 olarak belirtilen kısmının davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi istekli davalar doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmaları aranmaz. Bununla birlikte, davada yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı, MK’nin 684 ve 718.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca, yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazlardaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda 340 ada 12 ve 2 parsel sınırını oluşturan ve davalı tarafından yapıldığı sabit olan 240 cm yüksekliğindeki taş duvarın üzerine 160 cm yüksekliğindeki ilave, davacı tarafından yapıldığından, davalı tarafından yapılan taş duvarın yıkılması halinde, davacı tarafından yapılan ilavenin de yıkılacağı kuşkusuzdur. Bu ilave duvarın yıkılması halinde 340 ada 12 parselde yer alan kat irtifakı kurulu tatil sitesi ünitesinin diğer kayıt maliklerinin de hukuki durumu etkilenecektir. Mahkemece bu husus üzerinde durularak … beldesi Küdür mevkii 340 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tüm kayıt maliklerinin davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek 18.09.2013 havale tarihli fen bilirkişi imzalı bilirkişi raporunun eki olan krokinin kahverengi kısımları ile işaretlenen 2,40 m. yüksekliğinde 50 cm. enindeki duvarın; davacı taşınmazına isabet eden kısmının yıkılmak suretiyle davalının bu alana yaptığı müdahalenin menine karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yıkıma ilişkin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.