Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/1305 E. 2015/25652 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1305
KARAR NO : 2015/25652
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.02.2015 gün ve 2014-3867/11558 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.02.2015 gün ve KYB. 2015/65149 sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler … ve … haklarında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/05/2014 tarihli ve 2014/1027 soruşturma, 2014/2345 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/06/2014 tarihli ve 2014/1123 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafından kredi limit arttırım protokolü sözleşmelerindeki imzanın kendisine ait olduğu ancak miktarda sahtecilik yapılmış olabileceğine ilişkin beyanı kapsamında şüphelilerin ifadeleri alınarak gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken şüphelilerin ifadesinin alınması dahil esaslı bir soruşturma işlemi yapılmadan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği cihetle, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Şikâyet, soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının konusunun dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2014/8 sayılı iş bölümü kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 22.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.