YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3199
KARAR NO : 2013/5459
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.01.2013 tarih ve 2012/349 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkilinin ortağı olduğu limitet şirketin davalı tarafından kötü şekilde yönetildiğini ve şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek, davalının yetkilerinin kaldırılması ve müvekkilinin şirket müdürü olarak atanması istemlerini içerir açtığı davada, ihtiyati tedbir yolu ile davalının yetkilerinin kaldırılmasına ve müvekkilinin veya üçüncü bir kişinin davanın sonuna kadar kayyım olarak tayinine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda, şirkete kayyım tayininin şirketin organsız kalması halinde mümkün olabileceği, davacının ise şirketin kötü yönetilmesi olgusuna dayandığı ve bu durumun dosyaya sunulan delillerle yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça açılan davada ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş olup, bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK’nın 391/… maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nın 391/… maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK’nın 391/… maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
…- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davacıya iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.