Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11406 E. 2018/18519 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11406
KARAR NO : 2018/18519
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, dava konusu taşınmazın B3 blok 12. katında davalının koridora ait 15,22 m2’lik bölümü haksız yere duvarla çevirerek kendi ofisine kattığını, davalı aleyhine daha önce elatmanın önlenmesi, 2007 yılının Nisan- Aralık aylarına ilişkin ecrimisil talep ettiklerini belirterek bu kez 01.01.2008-31.12.2012 tarihleri için ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalılar cevabında, görev ve derdestlik itirazında bulunarak, geçerli bir imar planı ve inşaat ruhsatı olmaması sebebiyle projeye aykırılık iddia edilemeyeceğini, davacının yöneticilik hakkının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar; davacı vekili tarafından, davalıların diğer kat maliklerinin kullanımını engellediğini, koridoru kendi ofislerine katarak sebepsiz yere zenginleştiklerini belirterek temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih, 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Somut olayda, aynı taraflar arasında görülen … Sulh Hukuk Mahkemesi … Esas 2013/811 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar; koridor özel amaca tahsisli ortak kullanım alanı sayıldığından ecrimisil istenemeyeceği gerekçesiyle Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin, … Esas ve 2014/3828 Karar sayılı ilam ile bozulmuş ise de, davalılar tarafından tecavüz devam ettikçe oluşan durum yeni dava sebebi olacağından kesin hüküm niteliğinde değildir.
Mahkemece davacının kat malikleri kurulundan dava açmak için yetki alıp almadığı araştırılmadan, dava konusu taşınmaz başında uzman bilirkişiler refakatinde keşif yapılarak hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.