Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/9688 E. 2015/29946 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9688
KARAR NO : 2015/29946
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü … hakkında Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 10.01.2014 tarihinde 2010/3166 esas ve 2011/162 karar sayı ile verilen kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05.09.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 02.02.2011 tarihinde 2010/3166 esas ve 2011/162 karar sayı ile hükümlü …’nin TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmolunduğu,
b) İnfaz aşamasında, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’la 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, Mahkemece 23.01.2012 tarihinde 2010/3166 esas ve 2011/162 karar sayı ile uyarlama yapılarak, 02.02.2011 tarihli hükmün iptaline, hükümlünün TCK’nın 191. madesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
c) Mahkemece 10.01.2014 tarihinde 2010/3166 esas ve 2011/162 karar sayılı ek karar ile hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, 10.01.2014 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
6217 sayılı Kanun’la 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde yapılan değişikliğin sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının durma kararının hukuki sonuçlarını doğuracağına ilişkin olduğu, uyarlamayı gerektiren bir değişiklik yapılmadığı halde uyarlama yapıldığı anlaşıldığından, Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 23.01.2012 tarihli 2010/3166 esas ve 2011/162 sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması nedeniyle hükümlünün 02.02.2011 tarihli kesinleşmiş hükümdeki cezasının infaz edilmiş sayılacağı gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10.01.2014 tarihli 2010/3166 esas ve 2011/162 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.