Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6283 E. 2018/18386 K. 08.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6283
KARAR NO : 2018/18386
KARAR TARİHİ : 08.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili,vekil edeninin … Yunus Kooperatifi üyesi olup kooperatife karşı edimlerini yerine getirerek 124 ada 168 parselde bulunan tapulu 3 katlı apartmanının B-1 Blok Zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümünün 14.05.2010 tarihinde ferdileşme ile maliki olduğunu,dava konusu taşınmazın kooperatifin eski ortaklarından davalı tarafından işgal edildiğini öğrendiği,davalıya taşınmazı boşaltması için 18.08.2010 tarihinde ihtarname çekildiğini,işgalin devam ettiğini belirterek davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin menine ve dava tarihinden itibaren aylık 500,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … Ticaret Mahkemesi’nin 11/07/2013 tarihli kararı ile davalının … Kooperatifi üyesi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden; dava konusu 124 ada 168 parselde bulunan B1 Blok Zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümün 14.05.2010 tarihinde davacı tarafından ferdileşme ile maliki olunduğu anlaşılmıştır.
Dava ,tapulu taşınmazda elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından ve ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, bu davalarda ancak dava tarihine kadar gerçekleşmiş olan zarar istenebileceğinden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Hemen belirtilmelidir ki; Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesi uyarınca şey üzerinde mülkiyet hakkı sahibi, hukuk düzeninin sınırları içerisinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerine sahip olup malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açılabilir.
O halde davanın açıldığı ve hüküm tarihi itibariyle davacının dava konusu bağımsız bölümün maliki olması nedeniyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken,davalının kooperatif üyesi olması gerekçesiyle yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamıştır ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.