YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1869
KARAR NO : 2018/18581
KARAR TARİHİ : 13.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3.kişiler vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasa’nın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.07.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000,00 TL’yi geçmesi gerekir.
İİK’ye 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On milyon TL (10,00 TL)’yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
Buna göre hesaplama yapıldığında 01.01.2015 yılında icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyizin konusu 5.980,00 TL’nin üzerinde bulunmalıdır.
İİK’nin 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda, davacı … bakımından temyiz konusu yapılan mahcuzların değeri 800,00 TL, diğer davacılar … ve … bakımından temyiz konusu yapılan mahcuzları değeri 500,00 TL, davalı alacaklı bakımından temyiz konusu yapılan mahcuzların değeri 3.900,00 TL olup, anılan değerlerin her biri 5.980,00 TL’nin altındadır.
Bu durumda hüküm, temyiz edenler bakımından ayrı ayrı kesin nitelik taşıdığından davacı 3. kişiler ve davalı alacaklının temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıdaki nedenlerle İİK’nin 363, 365/3 Eki 1. maddeleri uyarınca davacı 3. kişiler ve davalı alacaklının temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 13.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.