YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3184
KARAR NO : 2018/18379
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili; borçlu … aleyhine başlatılan takipte müvekkili …’e ait işyerinde bulunan menkul malların haczedildiğini, haciz adresinin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuş, haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili haciz adresinin borçlunun faaliyet gösterdiği iş yeri adresi olduğunu, haciz mahallinde borçlu adına evrak bulunduğunu, şahıs firmasının borcun doğumundan sonra haciz adresinde borçlu ile aynı iş kolunda kurulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; haciz mahallinde 3. kişinin işyerinin borçludan devralındığını ifade ettiği, daha sonra beyan değiştirmiş olmasına rağmen, ilk beyana itibar edildiği, hacizli mallara ilişkin faturaları bizzat borçlunun düzenlediği, bu durumun iş yerinin devir alındığını gösterdiği, devralanın, devir edenin borçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Haciz adresine ilişkin 3. kişi tarafından vergi levhası, kira kontratı, faturalar sunulmuştur. Ancak borçlunun hakim ortağı olduğu … Turizm Ltd. Şti’nin adresinin haciz adresi olması borçlunun haciz adresi ile olan bağlantısını ortaya koymaktadır. Bu nedenle mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup, ispat yükü altında olan davacı 3. kişi tarafından karinenin aksinin inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Ne var ki, davacı 3. kişi, alacaklı lehine olan karinenin aksini ispat edebilecek herhangi bir delil dosyaya sunmamış olduğundan davanın reddi gerekirken dayanak kanun ve madde belirtmeksizin iş yeri devri nedeniyle davacının borçtan sorumluluğunun bulunduğuna yönelik olarak dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, karar sonuç itibari ile doğru olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle hükmün ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.