YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10452
KARAR NO : 2018/7106
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…köyü 1844 parsel 658,78 m2 yüzölçümü ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlı olup üzerinde ”6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkartılmıştır” şerhi bulunmaktadır.
Davacı Orman Yönetimi vekili 07.05.2009 tarihli dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalan ve orman olan kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tesciline, şerhlerin terkinine ve müdahalenin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne 1844 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, davalının yaptığı müdahalenin men’ine, davalı lehine taşınmaz üzerinde verilmiş olan şerhin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu, 1978 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları, 1989 yılında 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B çalışmaları, 1995 yılında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen 4. madde çalışması yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu 1844 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline ve davalı lehine taşınmaz üzerinde verilmiş olan şerhin terkinine karar verilmiş, olmasında bir isabetsizlik olmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu kısımlarının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Müdahalenin men’i yönünden temyiz itirazlarına gelince; Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca haksız bir elatma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlar davalı adına tapuda kayıtlı olup, davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemez ve müdahalesinin men’ine karar verilemez. Bu itibarla, mahkemece müdahalenin mennine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile tapu kaydının iptali yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün müdahalenin men’i kararı yönünden BOZULMASINA 06/11/2018 günü oybirliği ile karar verildi.