YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1878
KARAR NO : 2018/18362
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen dosyada davacı 3. kişi vekili; müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, müvekkili ile borçlunun bir ilgisi olmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlu şirkete ait birçok evrak bulunduğunu, …’ un borçlu şirket ve davacı şirketin yöneticisi olduğunu, bu şahsın faaliyet alanları farklı firmaları başkası adına kurduğunu ve şirketin müdüründen vekalet alarak bu şirketleri vekaleten yönettiğini, davacı şirketin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, borçlu ve 3.kişi şirketin işlerini takibi konusunda …’a vekalet verdikleri, yapılan haciz sırasında hacizde hazır bulunanların …’a ait faksların zaman zaman haciz adresine geldiği ve şahsın da bunları almak için ara sıra haciz mahalline uğradığını beyan ettikleri, haciz mahallinde borçlu şirkete ait evraklar bulunduğu, ispat yükünün davacı 3.kişiye düştüğü, karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, her bir dava için ayrı ayrı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 3000’er TL’den toplam 6000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 3. kişinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, asıl davaya konu… İcra Müdürlüğünün 2014/ 16096 sayılı takip dosyasında alacak miktarı, hacizli malların değerinden (11.600 TL) az olduğundan, avukatlık ücretinin takibe konu alacak miktarı üzerinden hesap edilmesi gerekirken, nasıl hesaplandığı anlaşılmayan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi; birleşen davaya konu …İcra Müdürlüğünün 2014/26299 sayılı takip dosyasında alacak miktarı, hacizli malların değerinden (11.600 TL) fazla olduğundan, avukatlık ücretinin mahcuzların değeri üzerinden hesap edilmesi gerekirken, nasıl hesaplandığı anlaşılmayan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi; doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı 3. kişi vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5 numaralı maddesindeki “Her bir dava için ayrı ayrı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 3000’er TL’den toplam 6000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Asıl dosyada, takibe konu alacak miktarı üzerinden hesaplanan 842,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine, birleşen dosyada mahcuzların değeri üzerinden hesaplanan 1692,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.