YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12871
KARAR NO : 2018/18225
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın reddine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı/karşı davalı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz nedeniyle 15.000,00 TL alacağın davalı/karşı davacıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 22.02.2016 tarihli dilekçesi ile talep miktarını artırarak toplam 40.268,41 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı/karşı davacı … vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesinde ise davalı/karşı davacının evde biriktirdiği ve sakladığı, davacı/karşı davalının evden giderken çalarak götürdüğü iddia edilen 4.400 USD, mehir senedindeki bağıştan rücu, kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacakları nedeni ile 15.000,00 TL alacağın davacı/karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davada bağıştan rücu davasının hak düşürücü süre de açılmadığından reddine, diğer alacak talebinin de ayrı bir dava konusu olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davacı/karşı davalı vekili ve davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının tasfiyeye konu yapılan 3977 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı adına daha önce edinilen arsanın satışından elde edilen para ile alındığına yönelik beyanı doğrultusunda tasfiyeye konu taşınmazın ikame mal (TMK mad. 220/4) olduğuna yönelik mahkemenin kabulü yerindedir. Ancak davalı adına daha önce edinilen arsanın edinme tarihi ve kişisel mal olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, edinme tarihi itibari ile arsanın satışından elde edilen paranın tasfiyeye konu yapılan 3977 ada 28 parsel sayılı taşınmazın bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığı tespit edilmeden karar verildiği görülmektedir. O halde, Mahkemece, dava dışı arsanın edinme tarihi ve tamamının kişisel mal olup olmadığı ile satış bedellerinin, tasfiye konusu taşınmazın alış bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
2. Karşı dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı/karşı davacının, 4400 USD, bağıştan rücu, kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacakları nedeni temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde mehir senedindeki bağıştan rücu talebi yönünden reddine; davalı/karşı davacının evde biriktirdiği ve sakladığı, davacı/karşı davalının evden giderken çalarak götürüdüğü iddia edilen 4.400 USD ile kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacaklarına ilişkin yönünden de ayrı bir dava konusu olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalara göre, davalı/karşı davacının bu husustaki talebi genel hükümlere dayalı bağıştan rücu ve alacak isteği niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davacının iddiası genel hükümlere dayalıdır. O halde, talep TMK’nin 2. kitabından kaynaklanmadığından Aile Mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK’nin 2.maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK mad. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK mad. 115/1). Mahkemece, davacının bağıştan rücu, davalı/karşı davacının evde biriktirdiği ve sakladığı, davacı/karşı davalının evden giderken alarak götürdüğü iddia edilen 4.400 USD ile kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacaklarına ilişkin talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz talepleri açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.