YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11005
KARAR NO : 2018/18635
KARAR TARİHİ : 14.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin malik olduğu 370 ada 5 parsel üzerinde bulunan işyerinin 01.09.2011 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, davalının kira sözleşmesi kapsamında olmayan kısım üzerine eklenti inşa etmek suretiyle müdahale ettiğini belirterek elatmanın önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilerek müvekkillerine teslimine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 7.000,00 TL ecrimisil bedelinin işgal tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı vekili her ne kadar kira sözleşmesinde tarafların fırına uygun tadilat yapılabileceğini karalaştırdıklarını beyan etmiş ise de uyuşmazlık konusu olan boşluğun kira sözleşmesi kapsamından değerlendirilemeyeceği, TBK’nin 321. maddesine göre kiralanan yer ile ilgili değişikliklerin kiralanan yer için yapılabileceği, taraflar arasında TBK’nin 299. maddesine uygun (ve uyuşmazlık konusu olmayan dükkana ait) kira sözleşmesinin bulunduğu, TMK’nin 684 ve 686 maddelerine göre boşluğun eklenti veya bütünleyici parça sayılamayacak olması sebebiyle dava konusu boşluğun taraflar arasındaki 01.09.2011 tarihli sözleşme kapsamında olmadığı, davalının nizalı kısmı 2011 yılından bu yana sözleşme dışı kullanması nedeniyle TMK’nin 995. maddesi gereğince tazminle sorumlu tutulması gerektiği, dava dilekçesindeki faiz isteminin de ecrimisil için değil, yargılama gideri için istemesi ve yargılama giderlerine de faiz yürütülemeyeceği gözetilerek ecrimisil alacağına faiz hükmedilmediği gerekçeleriyle davacının davasının kabulü ile, davalının 370 ada 5 parsel sayılı taşınmaza fen bilirkişisi Şuayip Kişmir’in 21/07/2014 tarihli raporuna ekli krokide (A), (B), (C) harfleri ile göstermiş olduğu kısımlara el atmasının önlenmesine, fen bilirkişinin 21/07/2014 tarihli raporuna ekli krokide (A), (B), (C) harfleri ile göstermiş olduğu kısımların masrafının davalı tarafından karşılanarak eski hale getirilmesine ve 1.017,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu edilen taşınmazın davacıların mirasbırakanı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, çapa bağlı elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacılar vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapasımı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 7.000,00 TL ecrimisil bedelinin işgal tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup dosya kapsamından faiz isteminin yargılama giderine yönelik olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda belirlenen ecrimisil alacağına yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, aksi değerlendirme ile faiz talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca mahkemece dava dilekçesinde talep edilen toplam 7.000,00 TL ecrimisil alacağı üzerinden 1.017,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiğine göre, reddedilen miktar yönünden davalı lehine 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekili ile davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 14.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.