Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/13653 E. 2013/19963 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13653
KARAR NO : 2013/19963
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmalarının geçtiği işyerinin ve yaptığı işin fiili hizmet zammı kapsamında olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 5510 sayılı Yasanın 40. maddesinin 1. fıkrasının “Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. …” hükmü gereği, davacının 01/07/2010 – 08.10,2010 (dava tarihi) tarihleri arasında davalı işyerinde çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 6/36 (2. fıkra 8. bent) formülüyle hesaplanan 81×6/36=14 gün fiili hizmet zammı süresi bulunduğunun ve bu sürenin prim ödeme gün sayısına fiili hizmet zammı süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “… davacının bu nedenle fiili hizmet süresi zammından yararlanması gerektiğinin tespitine” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının ilk bendinin sonundaki “davacının bu nedenle fiili hizmet süresi zammından yararlanması gerektiğinin tespitine,” sözcüklerinin silinerek yerine “davacının davalı işverene ait işyerinde 01/07/2010 – 08.10,2010 (dava tarihi) tarihleri arasında geçen, sigorta primi ödenmiş günleri x 6/36 (2. fıkra 8. bent) formülüyle hesaplanan 81×6/36=14 gün fiili hizmet zammı süresi bulunduğunun ve bu sürenin davacıya ait prim ödeme gün sayısına fiili hizmet zammı süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.