Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/16466 E. 2018/23583 K. 05.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16466
KARAR NO : 2018/23583
KARAR TARİHİ : 05.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 14.05.2013 tarihinde emekli olduğunu, çalıştığı dönem içerisinde sendika üyesi olup toplu iş sözleşmesinden yararlandığını belirterek, ödenmediğini iddia ettiği yasadan ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım işçilik alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı … Müdürlüğüne izafeten Orman İşletme Müdürlüğü vekili; zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; Mahkemece davacının fazla çalışma iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle fazla çalışma ücret alacağı isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre, dinlenen davacı tanıklarından birinin davalıya karşı açtığı aynı mahiyette dava dosyasının bulunması sebebi ile davalı işveren ile husumetli olduğu anlaşıldığından beyanlarına itibar edilemez. Diğer davacı tanığının ise husumetsiz olup mahkeme huzurunda, yangın mevsimi dışında 08.00 – 17.00 saatleri arasında çalıştıklarını, yangın mevsimi dışında hafta sonlarında çalıştıklarını, 15 günde bir gün hafta tatili yaptıklarını ifade ettiği görülmektedir. Ancak, mahkemece husumetsiz davacı tanığının beyanında geçen haftasonu yapılarak 15 günde bir kullanılan tatilden kastedilenin haftanın altıncı günü çalışmasının mı yoksa hafta tatili çalışmasının mı olduğu anlaşılamamaktadır. Bu sebeple, bu tanık yeniden davet edilip dinlenerek önceki ifadesinde geçen hafta sonu çalışmalarına ve hafta tatiline ilişkin ayrıntılı beyanı alınarak çalışma sistemi açıklığa kavuşturulmalıdır. Tanığın önceki ifadesinde haftanın altıncı günü çalışmasından bahsettiğinin anlaşılması halinde ayda altı saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.11.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.