Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/22150 E. 2013/22465 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22150
KARAR NO : 2013/22465
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, tefhim olunan kısa kararda, bilirkişi raporunun c seçeneğinde yapılan hesaba göre davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “Davanın Kabulüyle,Davacı … sigorta sicil numaralı …’in 1989/2 döneminde 30 gün günlük 4.784,00 TL, 1989/3 döneminde 60 gün,günlük 4.784,00 TL, 1990/1 döneminde 120 gün, günlük 5.950,00 TL, 1990/2 döneminde 120 gün, günlük 7.467,00 TL, 1990/3 döneminde 10 gün, günlük 7.467,00 TL ücretle davalıya ait işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı hizmeti bulunduğunun kabul ve tespitine” karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde “Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince salt bu husus bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 26.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.