YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/784
KARAR NO : 2018/3851
KARAR TARİHİ : 05.11.2018
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Dairemizin 2015/3 E. sayılı kararında ve dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Somut dosyada; çocuklarını örgüte müzahir okullara göndermenin ve Zaman gazetesine abone olmanın örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği de nazara alındığında, Merzifon Devlet Hastanesinde anestezi teknisyeni olarak çalışırken kamu görevinden ihraç edilen, örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan “Ufuk Sağlık Sendikası”na 2016 yılının Haziran ayına kadar üyeliği bulunan ve örgütle iltisaklı Bank Asya’da örgüt liderinin talimatından sonra 05.02.2014 tarihinde 21.538 TL tutarında para yatırarak katılım hesabı açtıran ve soruşturma tarihine değin hesabını aktif tutan sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilip; sanığın konutunda yapılan aramada el konulan dijital materyallere ilişkin inceleme sonuçları da dosyaya getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2018 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.