Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/15412 E. 2018/18685 K. 14.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15412
KARAR NO : 2018/18685
KARAR TARİHİ : 14.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmaz nedeni ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş, 28.03.2016 tarihli dilekçesi ile talep miktarını 99.165,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın davalının kişisel malları ile alındığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 99.165,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad. 229) ve denkleştirmeden (TMK mad. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad. 236/1). Katılma alacağı, Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK mad. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad. 222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 31.05.1982 tarihinde evlenmiş, 01.11.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 06.03.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK’nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 Sayılı TKM mad. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad. 202/1). Tasfiyeye konu 830 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 120/7040 hissesi, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 09.10.2003 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir, İmar uygulaması sonucunda 9025 ada 5 parsel numarasını aldığı anlaşılan taşınmazda halen davalı eş adına 93/2256 hisse kayıtlı durumdadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad. 179).
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dosya içeriğine, toplanan delillere, taraf beyanlarına göre; mahkemece taşınmaz edinilmiş mal kabul edilerek keşif tarihindeki değerinin 1/2’sine katılma alacağı olarak hükmedilmiş ise de; davalının savunmasında belirttiği babasından miras olarak kalan … Köyündeki taşınmazın kamulaştırma bedeli, yine babasından miras kalan … Kırıklı Köyündeki taşınmazdaki hissesini satarak … mahallesinde aldığı evi satarak, aynı Mahallede başka bir taşınmaz alıp bunu da satarak tasfiyeye konu taşınmazı aldığına yönelik savunması ile ilgili herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan, eksik araştırma ile karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davalının savunmasında belirttiği kişisel mal savunmasına yönelik tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.