Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/6132 E. 2015/5045 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6132
KARAR NO : 2015/5045
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
-2-

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.01.2012 tarihli raporunda mağdurede depresif uyum bozukluğu tespit edildiği, ruh sağlığını etkileyecek mahiyet ve derecede olan bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği; ancak bu psikiyatrik tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdur ve sanığın hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtilmesi, 17.03.2009 tarihli duruşmada mağdurenin ruh sağlığında bozulmanın olmadığı ve bu konu da hastaneye sevkine de gerek bulunmadığına yönelik mağdurenin anne ve babasının beyanları karşısında, Adli Tıp Kurumu Genel Kuruldan yeni bir rapor alınması durumunda da olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle suçun, mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki ortaya çıkacak kuşkular nedeniyle, ruh sağlığı bozulmasının olaydan kaynaklandığı hususunun şüphede kaldığının kabulü gerektiği halde sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.