YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11061
KARAR NO : 2018/7052
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ‘ ye izafeten … Genel Müdürlüğü vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 11/03/2009 gününde verilen dilekçe ile yedieminlik görevinin yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili, … Genel Müdürlüğüne ait olan … İlçesi, … Mahallesi 13, Ada 17 numaralı Parselde bulunan 17.021 m2 yüzölçümlü taşınmazın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/330 esas numaralı tapu iptal tescil davası ile yediemin olarak davalıya teslim edildiğini 09/03/2006 tarihinde anılan davanın neticelendiğini, taşınmazın teslim alındığını ancak davalının yedieminlik süreci boyunca tüm geliri göstermediğini belirterek davacı vakfın uğradığı zararın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2006-2007 yılları arasında taşınmazı başkasının kiraladığını, tespitte yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yedieminlik ücretinin hesaplanmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, yedieminin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 04/12/2016 tarihli son bilirkişi raporunda taşınmazın 2001-2006 yılları arasında toplam net gelirinin 45.817 TL olduğu, dosyada yedieminlik yapan kimsenin saatlik ücretinin gübreleme, sulama, budama, zirai mücadele ve hasat saatleri ayrı ayrı nazara alındığında narenciye bahçesinde çalışan bir işçinin iki katı olması gerektiği, buna göre yapılan mesai karşılığı yedieminlik ücreti alacağının 6.619,00 TL olacağı belirlenmiş, tespit edilen net ücretten yedieminlik ücreti düşüldüğünde 39.198 TL gelir kaybına ulaşılacağı mütalaasında bulunulmuştur.
Mahkeme kararının gerekçesinde bir yandan “davalının yediemin olarak görevlendirildiği … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/330 esas sayılı dosyasında ağaç, yapı ve tüm muhtesatların dava dışı … ‘a ait olduğu belirlenerek bunun değerinin ödendiği bu nedenle yedieminin sorumluluğunun … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/330 esas 2013/191 sayılı kararının kesinleştiği tarih olan 12/07/2005 tarihinden başladığı, çünkü muhtesatların bedeli ödenerek davalı idareye tesliminin bu tarihte olduğu” belirtilirken; öbür yandan davalının sorumluluğunu 10/01/2001-23/03/2006 tarihleri olarak benimseyen ve buna göre zarar miktarını tayin ve tespit eden bilirkişi raporunun hükme esas alındığı açıklanmış, hüküm de benimsenen bu bilirkişi raporuna göre tesis edilmiştir. Yani bu açıklama ve kabul şekli ile mahkeme kararının gerekçesi ve hükmü arasında açık çelişki oluşmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesi uyarınca; gerekçeli karar, hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkeme kararındaki bu çelişkinin, bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 15/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.