YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25436
KARAR NO : 2018/11618
KARAR TARİHİ : 22.10.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Takı Parası Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve takı parası alacağı talebinin reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen davalı-karşı davacı erkeğin abisinin ziynet eşyalarını aldığı ve iade etmediği, ziynetleri iade etmesi için davalı-karşı davacı erkeğin abisini arayarak rahatsız ettiği vakıalarının kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu durumda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde, düğünde takılan paraların davalı-karşı davacının ağabeyi tarafından düğün gecesi alındığını ve harcandığını, davalı-karşı davacının abisinin kendisini ortak konuttan kovduğunu, paraların iade edilmediğini iddia etmiştir. Dinlenen tanık beyanları kapsamında düğünde takılan paraların davalı-karşı davacı erkeğin ağabeyi tarafından düğün gecesi alındığı ve iade edilmediği, paraların davacı-karşı davalı kadın tarafından rızası ile iade edilmemek üzere teslim edilmediği ispatlandığına göre düğünde takılan 10.000 TL paranın davacı-karşı davalı kadına iadesine karar verilmesi gerekirken tamamen reddi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Mert’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Tülay’a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.10.2018(Pzt.)