YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2915
KARAR NO : 2018/4274
KARAR TARİHİ : 18.09.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların davacı ile yapılan genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından hesabın kat edildiğini ve alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi borcunun dosyada yer alan dekontlar uyarınca tamamen ödenerek kapatılmasına karşın davacı banka personelinin yaptığı usulsüzlüklerle ödemeleri zimmetine geçirdiğini, bu hususun banka personelinin mahkumiyetle sonuçlanan ceza davası yargılamasındaki ifadeler ve banka müfettişlerince hazırlanan raporla sabit olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, benimsenen bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davalıların ödemekle yükümlü oldukları herhangi bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, bilirkişilerin sıfatı ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmamış olması nedeniyle yeterli değildir. Mahkemece yapılacak iş, bankacılık konusunda uzman 3 kişilik bir bilirkişi heyetine banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek davalı kredi müşterisi …’ın kullandığı diğer davalı …’ın da kefil olduğu kredi dolayısıyla banka tarafından verilen kredi, davalılar tarafından yapılan ve kayıtlarda görülen ödemeler, kayıtlarda yer almasa dahi sunulan dekontlar ve banka müfettişlerinin maddi olguya dayalı tespitleri bir bütün halinde değerlendirilerek takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan alacağı olup olmadığının saptanıp sonucuna göre hüküm kurulması olmalıdır. Bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.