Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/126 E. 2018/6391 K. 17.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/126
KARAR NO : 2018/6391
KARAR TARİHİ : 17.10.2018

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/10/2016 tarih ve 2016/101-2016/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 13.08.2005 tarihinde işe başlatılmasına karar verilen 13 adet işcinin işe giriş bildirgelerinin düzenlenerek 12.08.2005 tarihinde Dazkırı postanesine verildiğini, iadeli taahhütlü olarak … … İl Müdürlüğü’ne gönderildiğini, ancak … Sigorta İl Müdürlüğü’nün 27.09.2005 günlü kararı ile işçilerin işe giriş bildirgelerinin süresinde verilmemesi sebebiyle 6.353,10 TL idari para cezası uyguladığını, bu cezaya itirazın reddedildiğini, gecikme zammı ile birlikte 9.354,75 TL … Sigorta Müdürlüğüne ödemek zorunda kaldıklarını, idari para cezasının kesilmesinde herhangi bir kusurlarının olmadığını, … Müdürlüğü’nün kusuru nedeniyle haksız olarak … olduğu 9.354,75 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, müvekkilin bir kamu kurumu olduğunu, bütün işlemlerin resmi bilgi ve belgelere dayandığını, idarenin davacının belirtmiş olduğu bildirgeleri 16.08.2005 tarihinde … … imzasına teslim ettiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak toplanan delillere göre; uyuşmazlıkta işlem ve dava tarihi itibari ile davalının sorumluluğunun niteliği ve sınırını belirleyen 5584 sayılı Yasa yürürlükte olup, değinilen Yasa’nın 47. maddesi kapsamında davalının sorumluluğuna ilişkin zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu, bu sürenin gönderinin postaya verildiği tarihin ertesi günü başlayacağı, idare ya da mahkemeye başvuru ile söz konusu sürenin kesileceği gönderilerin davacı tarafından 12.08.2005 tarihinde davalıya teslim edildiği ve davalıya 08.06.2007 tarihinde başvurulduğu, bu hali 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuşluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kuruma teslim edilen gönderilerin davalı tarafça süresi içinde gönderilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayalı HMK. 326. maddesi gereğince, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm kurulan taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilmiş olmasına rağmen, davalının yapmış olduğu yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında bir hüküm bulunmaması doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden davalı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükme 3. bent olarak ”Davalının yapmış olduğu, 562,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.