YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12812
KARAR NO : 2018/18736
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ve … vekili ile… Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, köy boşluğu vasfındaki 12.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın köy derneği ve ihtiyar kurulunun 10.8.1973 tarih 8 sayılı kararı ile 24.8.1973 yılında vekil edeni tarafından satın alındığını, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının vekil edeni yararına gerçekleştiğini ileri sürerek TMK’nin 713. maddesi hükmüne göre vekil edeni adına tescilini istemiş, ıslah dilekçesi ile 14.976,16m2 olarak belirlenen kısmın tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine ve … vekilleri; davaya konu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 1185 parsel sayılı taşınmazın güney alanında bulunan harita ve fen bilirkişilerin 5.5.2014 tarihli rapor ve eki krokisinde A harfi ile gösterilen 14.976,16m2 zeytinliğin davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine, … ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) bölümünde imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dosya içeriğinden; teknik bilirkişilerin 5.5.2014 tarihli raporlarında, davaya konu taşınmazın 1952 yılında 5602 sayılı Tapulama Kanunu’na göre tescil dışı alan olarak bırakıldığı, dava konusu alanın kısmen çalılık, kısmen zeytinlik olduğu, ziraat uzmanı bilirkişi raporunda, taşınmazın uzun süreler önce çalılık ve taşlıklar temizlenerek toprağın tarım arazine dönüştürüldüğü, üzerinde 40-60 yaşlarında 290 adet deliceden aşılı zeytin bulunduğu ve 5. sınıf tarım arazisi olduğu belirtilmiş, ancak Mahkemece delicelerin orman ağacı olduğu göz önüne alınarak orman incelemesi yapılması gerektiği düşünülmemiş, aşılandığı bildirilen delicelerin hangi tarihte aşılandığı, aşı yaşının ne olduğu araştırılmamış, fen bilirkişi rapor ve krokisi eklenerek dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma nedeni ve tarihi Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmemiş, taşınmaza ilişkin fotometrik ve fotogrametrik paftalar getirtilmemiş, keşif sırasında çekilecek yakın plan ve panoramik fotoğraflardan da yararlanılmamıştır. 1959 tarihli hava fotoğrafı uygulanmış ise de tek hava fotoğrafı ile sonuca ulaşılması da yeterli bulunmayıp Daire uygulaması, iki ayrı zamanda çekilen hava fotoğrafları ile sonuca ulaşmak yönündedir.
O halde, sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle; dava konusu taşınmaza ilişkin dava tarihinden geriye doğru 20–30 yıl öncesine ait ( 1983-1993 yılları arası) en az iki farklı tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından; fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ile dava konusu yerin bileşik paftası ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmesi, bileşik paftadan belirlenecek dava konusu taşınmazın komşularına ait kayıt, tutanak ve dayanak belgeler Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, 5.5.2014 tarihli fen bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenerek dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma nedeni ve tarihi Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmesi, çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle birlikte gösteren eski tarihli memleket haritası ve 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritaları, varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları özel aletlerle incelenerek dava konusu taşınmazın bu belgelerde nasıl nitelendirildiği, 1980 ve 1990’lı yıllarda kullanılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, orman içindeki yabani zeytinlik ve deliceliklerin 26.01.1939 gün ve 3573 Sayılı Zeytincilik Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa hükümlerine göre yetkili makamlarca tahsis edilmesinden sonra imar-ihya koşullarının yerine getirilerek o kişi adına tapu oluşturulması ya da, tapu verilmesi konusunda Bakanlıkça olur verilmesi halinde özel mülke dönüşebileceği, aksi takdirde orman içindeki yabani zeytinlikler ve delicelerin aşılanmasının kişi yararına bir hak sağlamayacağı, delicelerden aşılandığı bildirilen zeytinlerin aşı yaşının kaç olduğu, zilyetlik süresinin buna göre hesaplanması gerektiği gözönünde bulundurularak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalılar Hazine, … ve …Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden … ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadesine, 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.