Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/2530 E. 2013/19732 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2530
KARAR NO : 2013/19732
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı … Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı …, davalı şirkete ait işyerinde 21.7.2005-03.01.2006 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kuruma bildirilmesini talep etmiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de; kısa kararın hüküm fıkrasında, “davanın kabulü ile, 16.01200101787 sigorta sicil numarasında kayıtlı davacının davalı şirket adına kayıtlı 1049355 işyeri sicil numaralı işyerinde 21.07.2005 – 02.01.2006 döneminde sigortasız hizmetlerinin tespitine” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise; “Davacı Zülfiye Uluca’nın sosyal güvenlik kurumuna çalışması eksik bildirilen 16.06.2006-10.07.2008 ve 01.09.2008 -15.09.2009 tarihleri arasında da SGK kapsamında davalı işyerinde çalıştığının tespitine,.” yazılmak suretiyle kısa karar ile, gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu yukarıda belirtildiği gibi zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, sair temyiz nedenleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 01.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.