YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8236
KARAR NO : 2013/11668
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
KARAR
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde 01.07.1991 – 01.07.1997 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmda belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan madde hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların,
bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Davaya konu somut olayda; davalı işyerinden 01.07.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki 01.07.1991-30.06.1993 tarihleri arasındaki çalışma süresi yönünden hizmetin sona erdiği 01.07.1997 tarihinden itibaren, davanın açıldığı 22.07.2008 tarihine kadar, yasada öngörülen hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği gözetilerek, bu döneme ilişkin talebin reddine karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması,
2-Davalı işveren tarafından 1993/2. dönemde 60 gün, 3. dönemde 120 gün, 1994/1. dönemde 90 gün olmak üzere toplam 270 gün bildirim yapılmış olduğunun hizmet cetvelinden ve dönem bordrolarından anlaşılmış olması karşısında, eksik gün hesabı yapılırken bildirilen sürenin 198 gün olarak kabul edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan Tasfiye Halinde … Mermer ve Sunii Mermer San. A.Ş. Temsilen …’a iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.