YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27907
KARAR NO : 2018/21152
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.10.2009 tarihinden itibaren, … işyerlerinde, PTT’ den ihale ile güvenlik işlerini üzerine alan alt taşeronlarda kesintisiz şekilde çalıştığını, en son davalı … Özel Güvenlik Ltd. Şti. nezdinde çalışmaya devam ettiğini ve iş akdini Kasım 2013 ayında askerlik nedeniyle sona erdireceğini bildirmesi üzerine davalı şirketin bunu beklemeyerek 31.10.2013 tarihinde müvekkilini işten çıkardığını, davalı … Müdürlüğünün müvekkilinin tüm alacaklarından üst işveren olarak, diğer davalı … Güvenlik Ltd. Şti.’ nin de işi ve işyerini devir almış olması nedeniyle İş Kanunun 6. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, iddia ederek şimdilik 6.521,00 TL. kıdem tazminatı ile 2.567,00 TL. ihbar tazminatı alacağının işten çıkarılma tarihi olan 31.10.2013 tarihinden itibaren bankalar arası mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalı … vekili; müvekkilinin ihale makamı olduğunu, davacı işçi ile müvekkili arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının taşeron firmanın elemanı olduğu, müvekkili firmaya husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin güvenlik işlerini davacının çalıştığı diğer davalı firmaya ihale yolu ile verdiğini, aralarında yaptıkları özel hizmet alımı sözleşmesinin 22.1 ve 36.2. maddeleri gereğince, 5188, 5510, 4857 ve 1475 sayılı kanun ile diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerden doğacak bütün yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığını bu nedenle davanın müvekkili açısından husumet yönünden reddinin gerekeceğini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını bu nedenle ihbar tazminatı hakkının doğmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Özel Güv. Ltd. Şti. vekili; davacının işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacı işçinin asıl işvereninin diğer davalı … olduğu, davacı işçinin işe girdiği tarihten iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar … bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacı işçinin çalıştığı süre boyunca birçok firma değişmiş olmasına rağmen davacı işçinin hep asıl işveren …’nde çalışmaya devam ettiğini, ihaleyi alan firmaların diğer davalıya eleman temin eden şirketler konumunda olduğunu, müvekkilinin kurumun güvenlik hizmetlerini yürütecek güvenlik personelini temin ettiğini, davacının iddia ve taleplerini asıl işverenler dışındaki müvekkil şirketten talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davanın müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, asıl işverenlik sıfatına haiz ptt’ nin hem konumu itibariyle hem de müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşme gereğince işçilerin tüm özlük haklarından tek başına ve tamamiyle sorumlu olduğunu, davacının dava dilekçesinde kötü niyetli olarak kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde 6 ay gibi kısa bir süre çalıştığını, çalışması 1 yılı geçmeyen davacının kıdem tazminatı isteyemeyeceğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde değildir.
2- Hükmedilen kıdem ve ihbar tazminatı için gerekçe kısmında davalıların birlikte sorumluluğuna gidildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında “davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine” şeklinde karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK.nun geçici 3/1. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1-a ve 1-b bentlerindeki “davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerlerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nisbi temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 21.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.