Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/8181 E. 2013/11612 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8181
KARAR NO : 2013/11612
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

KARAR

Dava, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya bağlanan gelirin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün davalı … Seyehat A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş davalarına bakmak üzere ilk defa 1950 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile özel bir mahkeme türü olan iş mahkemeleri kurulmuş, ancak ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde, anılan Kanunun 1/3. maddesi gereği Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun bir asliye hukuk mahkemesini görevlendireceği, bu mahkemenin iş davalarına, iş mahkemesi sıfatıyla ve İş Mahkemeleri Kanunu’nda öngörülen yargılama usulüne göre bakacağı düzenlenmiş olup, bu anlamda ayrı özel mahkeme bulunmayan yerlerde davanın genel mahkemelerde, “özel mahkeme sıfatıyla bakıldığı belirtilmek suretiyle” görülmesi gerekmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre de, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararlara karşı temyiz süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.
6100 sayılı HMK nun “hükmün kapsamı” başlığını taşıyan 297. maddesinde, hükmün, “hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini ve diğer sayılan hususları kapsaması gerektiği” hüküm altına alınmıştır.
Eldeki dosyada, davanın iş mahkemesi sıfatı ile genel mahkemeye açıldığı, bununla birlikte, mahkemece, tensip zaptı haricinde bütün oturumlara genel mahkeme sıfatıyla çıkıldığı görülmüştür. Duruşma tutanaklarının tamamında ve gerekçeli karar başlığında, davaya “İş Mahkemesi Sıfatıyla” bakıldığının belirtilmemiş olması ve temyiz süresinin de 15 gün olarak gösterilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Öte yandan, davalı … Seyehat AŞ vekilinin adının karar başlığında gösterilmemiş olması da, ayrıca isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle gerekçeli karar başlığına davaya “iş mahkemesi sıfatıyla” bakıldığının ve davalı … vekilinin “avukat … Berkoğlu olduğu” ibarelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.