Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/12329 E. 2018/14179 K. 01.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12329
KARAR NO : 2018/14179
KARAR TARİHİ : 01.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tanık bulunmayan olayda müştekinin, adres araştırması yapılarak tespit edilen adreslerinden çağrılıp CMK’nın 210/1. maddesi gereğince dinlenilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde kararlar verilmesi,
2- Tehdit suçundan kurulan hükümde sanığın müştekilere yönelik telefonda “ben sizi artık Erzurum’da barındırmayacam size yapacağımı bilirim” şeklinde tehditte bulunduğu, ertesi gün ise yine tehdit amacıyla müştekilere ait evin önünde beklediği, müşteki …’nın evden çıkması üzerine de şüphelinin yanına gelerek “gel bin arabaya anasını avradını sinkaf ettiğim polis hakim savcı benle baş gelemez” şeklinde hakaret ve tehditte bulunduğu şeklinde kabul olunan olayda, sanığın ilk eyleminde müştekilerin her ikisine yönelik aynı anda tehdit suçunu işlediği, ikinci eyleminde ise sanığın müşteki …’e yönelik tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla, kabule göre tehdit suçundan tek hüküm kurularak önce 43/2 ve sonrasında 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde her iki müştekiye yönelik ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi
3- Hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerde, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle ve aynı zamanda adalet, hak ve nasafet kuralları ile TCK’nın “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenli tedbirine hükmolunur” şeklindeki 3/1. maddesi hükmüne aykırı olarak yerel mahkemece orantısız şekilde denetime olanaklı biçimde yeterli gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi,
4- 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek, para cezalarının ödenmemesi halinde kalan cezaların hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.