YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13081
KARAR NO : 2018/9276
KARAR TARİHİ : 04.10.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda; genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri tebliğinin, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebliğ mazabatasında asma tarihi bulunmadığından usulsüz olduğunu ve tebligata 10.02.2016 tarihinde muttali olduğunu ileri sürerek tebligatın iptali ile borca ve faize yaptığı itirazlarının kabulünü istediği, mahkemece, ticaret sicil adresine TK’nun 35. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 2. fıkrasında; “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır”, aynı maddenin 4. fıkrasında; ” Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır”, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57/2. maddesinde ise; “Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır” hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda, borçlu şirkete, ödeme emri tebliğinin; “ilgili merciin isteği üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. mad. göre örnek 6 formülün parçası muhatabın kapısına yapıştırıldı ayrıca komşusuna haber verildi. Haber verilen komşu isim ve imzadan imtia etti” şerhi ile yapıldığı, ancak (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshasının adresin kapısına asılma tarihinin tebliğ mazbatasında yer almadığı, bu hali ile tebliğ işleminin şeklen Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
TK’nun 32.maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile TK’nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin, öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.