Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/18899 E. 2013/22415 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18899
KARAR NO : 2013/22415
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 68. maddesi olup, dava; 5434 Sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri nedeniyle 15.09.1996 tarihi itibariyle kendisine emekli aylığı bağlanan davalıya, ölen SSK’lı babasından dolayı ölüm aylığı bağlanıp 15.11.1989 tarihinden itibaren ödenmesi nedeniyle yersiz olarak yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki hüküm, Dairemizin 24.05.2011 Tarih 2010/598 E. 2011/7454 K. Sayılı İlamıyla; “…Davalı avukatının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. Davacı kurum avukatının temyizine gelince; somut olayda, 1972-14.09.1996 arası Emekli Sandığına tabi hizmetleri nedeniyle kendisine 15.09.1996 tarihi itibariyle anılan sandıktan emeklilik aylığı bağlanan davalı kız çocuğuna, aynı zamanda ölen SSK’lı babasından dolayı ölüm aylığı bağlanıp, 15.11.1989-17.12.2005 arası dönemde istirdada konu edilen 5.700,93 TL aylık ödemesinde bulunulduğu, ölüm aylığına ilişkin olarak düzenlenen ve davalı imzasını içeren taahhüt belgesinde; Emekli Sandığı ve diğer Kurumlara tabi çalışmanın bulunmadığının, çalışma ya da kendi çalışmalarına dayalı gelir ve aylık bağlanmasının söz konusu olması halinde bu değişikliklerin Kuruma bildirileceğinin beyan edildiği, mahkemece 506 Sayılı Yasanın 68/C-VI maddesindeki düzenleme dikkate alınarak istirdat döneminin sadece çalışılan süre ile sınırlı biçimde 15.11.1989-15.09.1996 dönemi olarak belirlenip, davanın yazılı biçimde kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır…5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren
uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, Borçlar Kanununun 63. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Öte yandan, 506 Sayılı Yasanın 68/C-VI. bendinin hatalı yorumla hükme dayanak kılınması yerinde görülmemiştir. Dosyada mevcut beyan ve taahhüt belgesi içeriğine göre davalının iyi niyetli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının, aylıktan kaynaklanan yersiz ödemeleri iade yükümünün 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmü uyarınca belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyulduğuna göre, mahkemece bozma gereklerine uygun yargılama yapılıp hüküm verme zorunluluğu doğar. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde, 5510 Sayılı Yasanın 96. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmaksızın ve bu yönde bilirkişi raporu alıp istirdada konu dönem ve tutarı ile faizi belirlenmeksizin, bozma öncesi alınan hesap raporuna atıfta bulunularak yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Mahkemece, ilk bozma kararı çerçevesinde yargılama ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
O hâlde; davacı Kurum avukatı ile davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.