Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2018/4215 E. 2018/9420 K. 08.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4215
KARAR NO : 2018/9420
KARAR TARİHİ : 08.10.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı Ali … tarafından ilamlı icra takibine başlandığı, borçlulara örnek 4-5 numaralı icra emrinin tebliğ edildiği, borçlulardan … vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe konu ilamın eda hükmünü içermediğini, takibe konu ilamda taraf olmamasına karşın hakkında takip başlatıldığını, takibin infaz edilerek kaydının kapatıldığını gerekçe göstererek iptalini talep ettiği, mahkemece, takip dosyasında yapılan işlemlerle ilgili olarak yapılan şikayetin, aynı mahkemede görülmekte olan 2015/418 Esas sayılı dava dosyası ile HMK.’nun 166. maddesi uyarınca birleştirilmesine karar verildiği, borçlunun birleştirme kararını temyiz konusu yaptığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 168/1. maddesinde; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; … adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, anılan Kanun maddesinde, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı “istinaf yolu”ndan, … Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolundan söz edilmekle birlikte, 6100 sayılı Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddede; … Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen ilk derece mahkemesi kararları yönünden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı düzenlenmiş bulunmaktadır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 48/2. maddesinde “Aynı mahkemede görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki kararlar hakkında ancak hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına bozma sebebi teşkil etmez” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda aynı mahkemelerde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma kararlarına karşı ancak hükümle birlikte kanun yoluna gidilebileceğinden, bu aşamada birleştirme kararının tek başına temyizi mümkün bulunmamaktadır.
O halde temyiz talebinin reddine karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun temyiz talebinin (REDDİNE), 08/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.