Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/24955 E. 2013/19834 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24955
KARAR NO : 2013/19834
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 13.11.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalıya kurumca bağlanan gelir ve yapılan tedavi ve geçici iş göremezlik masraflarından oluşan Kurum zararının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın; davalı … yönünden reddine, davalılar … ve … yönünden ise; kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan … avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/440 Esas ve 2009/147 Karar sayılı dosyasıyla açılan kamu davasında,davalılar …’nın 4/8, …’ın 2/8 ve kurum sigortalısının ise 2/8 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Borçlar Kanununun 53.maddesi hükmü uyarınca hukuk hakimi, ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de, kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır.
Bu durumda, mahkemece, yapılacak iş; ceza dosyasındaki kusur raporlarıyla saptanan maddi olgular da gözetilerek, zararlandırıcı sigorta olayının gerçekleşmesinde kusurları bulunanların iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirten ve kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümleri gözetilerek, mevcut hükümlere göre alınacak tedbirlerin neler olduğunun tespiti ile mevzuatta öngörülmemiş, fakat alınması gerekli başkaca bir tedbir varsa, bunların dahi tespiti ile, bunların işverence tam olarak alınıp alınmadığı (=işverenin koruma tedbiri alma ödevi çerçevesinde), alınmamışsa zararın bundan doğup doğmadığı, olaya, işçinin tedbirlere uymamasının etkili bulunup bulunmadığı (=işçinin tedbirlere uyma yükümlülüğü çerçevesinde) ve bu doğrultuda tarafların kusur oranlarının saptanması gerektiği gözetilerek, kusur oran ve aidiyeti yönünden, iş sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile, yeniden kusur incelemesi yaptırılmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
2-Kabule göre ise; peşin sermaye degerli gelirin onay, yapılan masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden tedavi masraflarına yasal faizin başlatılması isabetsizdir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ile davalılardan … avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ya iadesine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.