Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/25213 E. 2013/19852 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25213
KARAR NO : 2013/19852
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı işveren , kurum sigortalısı …’ın iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … avukatları tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kurum sigortalısı, davacı işverene ait tül perde açma makinasında çalışırken , rulolar halinde gelen perdenin açılması işleminin yapılması sırasında rulonun yerinden çıktığı , kurum sigortalısının kumaşı tutmak isterken parmağını kumaşa sardırdığı ve parmağının bükülerek kırılması şeklinde 07.09.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu kurum sigortalısında meydana gelen meslekte kazanma güç kaybı oranının tespiti talep edilmektedir.
1-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 19 ve devamı maddeleri olup, anılan Yasanın 19. Maddesinin 1. fıkrasında “Geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya Kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 10 azalmış bulunduğu Kurumca tesbit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” hükmüne, 26. maddenin 1. fıkrasında da “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (…)(2) Kurumca işverene ödettirilir.” hükmüne yer verilmiştir
Davalı sigortalı işçi …’ın işveren şirkete karşı maddi-manevi tazminat davası açması üzerine maluliyet oranının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre %9.1 olduğu , davacı şirketin itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile bu oran %15 olarak belirlendiği; iş bu dava dosyasında ise; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Diresinden alınan 23.12.2011 tarih ve
112866 sayılı raporda davalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %13 olduğu, 19.06.2012 tarihli … Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Sağlık Kurulu Raporunda ise bu oranın %15 olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde (5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S. S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulu tarafından giderilip kesin olarak karar bağlanması da zorunludur
Mahkemece, yapılması gereken, yasal prosedür izlenerek, öncelikle davacının talebinin gerçek maluliyet oranının tespiti istemine yönelik olduğu dikkate alınmalı ve dosya Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir
O hâlde, davacı ile davalılardan … avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı …’a iadesine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.