Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/19760 E. 2013/21910 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19760
KARAR NO : 2013/21910
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı … davalı … avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve geçici iş göremezlik ödemeleri ile tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının teselsül hükümlerine dayalı olarak rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesidir.
Mahkemece,hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin asıl işveren olarak % 40, taşeron …’nin % 40, sigortalı ve aynı kazada yaralanan diğer işçinin eşit olarak ve toplam % 20 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
İş kazası nedeniyle inceleme yapan iş müfettişinin ise; asıl işveren şirketin % 50, taşeronun % 50 kusurlu olduğu, sigortalının veya 3. bir kişinin kusurlu olmadığı yönünde rapor düzenlediği, bu yönüyle hükme esas alınan rapor ve iş müfettişi raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.Öte yandan sigortalı tarafından davalılar aleyhine açılan tazminat davası sonucu araştırılmamıştır.
Bilindiği üzere,tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, eldeki davada kesin hüküm teşkil etmez ise de şayet kesinleşmiş ise ancak, güçlü teşkil edebilir ki, dosya kapsamına göre, tazminat dosyasında ne karar verildiği ve kesinleşip kesinleşmediği belirsizdir.
Mahkemece, tazminat davası sonucu araştırılarak, iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumunu oluşa ve yasa ve yönetmelikleri uygun olarak irdeleyen konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden, çelişkiyi giderecek kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı … davalı … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … (… Madencilik)’e iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.