YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11056
KARAR NO : 2013/9384
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2012 tarih ve 2007/162-2012/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Van Şubesi’nde bulunan hesabındaki 23.418 TL’nin internet bankacılığı yoluyla üçüncü kişilerin hesaplarına havale edilmek suretiyle çekildiğini, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalının müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 23.418 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin intermet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, davacının şifre bilgilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesine neden olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, 28.09.2011 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, internet bankacılığı sisteminde ek güvenlik tedbirlerini almayıp, objektif özen borcunu yerine getirmeyen bankanın davacının hesabında bulunan paranın hileli işlemlerle çekilmesinden sorumlu olduğu, davacının kusurlu olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 23.418 TL’nin davalıdan tahsilini karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davalı banka nezdinde açılmış olan mevduat hesabında bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının talebi bulunmadığı gerekçesiyle faiz konusundan karar verilmemiştir.Ancak, somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş ise de, davacı dava dosyasına sunduğu 20.07.2007 tarihli ek savunmalarım başlıklı dilekçesi ile gecikme faizi talebinde bulunmuş, mahkemece davacının bu dilekçesi davalı yana tebliğe çıkartılmamış, duruşmalar esnasında da tebliğ olunmamıştır. Dilekçe tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK’nın 223. maddesi “Dermeyan edilen talebi tahkikat hakimi şayanı tetkik görüp reddine karar vermediği takdirde arzuhalin bir nüshasını tayin edeceği müddet zarfında cevabını ve icabı halinde noktai nazarını bildirmek için diğer tarafa tebliğ eder” hükmünü havidir. Bu itibarla, mahkemece, davacının faiz istemine ilişkin dilekçesi davalıya tebliğ olunduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, anılan maddede belirtilen lüzumiye yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.251,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.