Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11195 E. 2013/9354 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11195
KARAR NO : 2013/9354
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.01.2012 tarih ve 2011/87-2012/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı, davalı şirket ile aralarında işten çıkarma ve geçici iş göremezlik rizikolarına karşı sigorta sertifikası düzenlendiğini, ayağının kırılması sebebiyle 45 günlük istirahat ve iş göremezlik belgesi almasına karşın davalı şirket tarafından sigorta tazminatı ödemesinin yapılmadığını ileri sürerek, kredi kartı borç tutarı olan 3.356,70 TL’nin iş göremezlik rapor tarihi olan 27.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının devlet memuru olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik teminatın geçerli olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde devletin sağladığı imkanlardan yararlanmasının poliçe doğrultusunda tazminat ödenmesine engel teşkil etmeyeceği, bu durumun sigorta hukuku uygulamasına ters düştüğü, davacının eyleminin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.749,56 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, geçici iş görmezlik rizikosuna karşı düzenlenen sigorta sertifikasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketicinin “Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemin” ifade edeceği, aynı Yasa’nın ikinci maddesinde ise bu Kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinin bulunması ve bu işlemin TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliği bulunmasına göre, 4077 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkânı bulunmaması nedeniyle tüketici mahkemesi sıfatıyla davanın görülmesi ve bu sıfatla hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.