Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/10892 E. 2018/18881 K. 20.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10892
KARAR NO : 2018/18881
KARAR TARİHİ : 20.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu 133 Ada 1, 92, 93, 103 parsel sayılı taşınmazlar ile 136 ada 28 parsel sayılı taşınmazların bakımı hususunda 1970 tarihinde davalı ile anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre davalının, vekil edenine ait olan taşınmazların bakım ve gözetimini yapacağını, emek ve masrafları düştükten sonra diğer geliri vekil edenine vereceğini, ancak davalının taşınmazlardan elde edilen gelirin tamamını kendisinin aldığını ve vekil edenine hiç pay vermediğini, öncelikle akde aykırılık hükümlerine göre alacak talebinde bulunduklarını, mahkemece taraflar arasında akit bulunmadığının kabulü halinde haksız kullanımdan kaynaklanan ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 24/01/2014 havale tarihli dilekçesi ile, davasını bilirkişi raporu doğrultusunda 52.482,87 TL üzerinden ıslah etmiş, yine 04/06/2014 tarihli celse de, dava konusu olan 133 ada 93 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bir taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili, davacının vekil edeninin amcası olduğunu ve davacı ile anlaştıklarını, dava konusu taşınmazdaki ağaçlar mahsul vermeye başlayınca taşınmazın yarısının vekil edenine ait olacağının kararlaştırıldığını, 133 ada 93 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine hiç teslim edilmediğini, 136 ada 28 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili de tapu iptal ve tescil davası açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, açılan davanın alacak davası olduğu belirtilerek, 133 ada 1 nolu parsel için 2000 yılı için 1.260,00-TL. 2002 yılı için 1.530,00-TL. 2004 yılı için 2.340,00-TL. 2006 yılı için 2.610,00-TL. olmak üzere toplam: 7.740,00-TL, 133 ada 92 nolu parsel için 1994 ile 2000 yılları arası için 6.063,92-TL. 2002 yılı için 2.057,00-TL. 2004 yılı için 3.146,00-TL. olmak üzere toplam: 11.266,92-TL,133 ada 103 nolu parsel için 2000 yılı için 1.238,02-TL. 2002 yılı için 1.503,31-TL. 2004 yılı için 2.229,18-TL. olmak üzere toplam: 5.040,51-TL, 133 ada 103 nolu parsel için 2000 yılı için 74,13-TL. 2001 yılı için 1.000,83-TL. 2002 yılı için 273,37-TL., 2003 yılı için 1.417,85-TL, 2004 yılı için 528,21-TL, olmak üzere toplam: 3.294,39-TL, 133 ada 28 nolu parsel için 1994-2000 yılları arası 13.531,05-TL, 2002 yılı için 4.590-TL, 20004 yılı için 7.020.00 olmak üzere toplam: 25.141,05-TL olmak üzere belirtilen tüm parsellerde elde edilen fıstık ürünü bedeli olan toplam: 52.482,87-TL. alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı vekiline mahkeme kararı 12/08/2014 günü, davalı vekilinin temyiz başvuru dilekçesi ise 14/10/2018 günü tebliğ edilmiş olup, davacı vekilince mahkeme kararı 27/10/2014 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir. Bu durumda HUMK.un 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 1086 Sayılı HUMK’un 433/2 maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde,
Dava, akde aykırılık nedeni ile alacak olmadığı takdirde ecrimisil tazminatı isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin, 133 ada 92,103 ve 28 parsel sayılı taşınmazların tamamının fıstıklık, tarla ve fıstık fidanlığı niteliği ile davacı adına tesis kadastrosu ile 12/10/1990 tarihinde tapuya tescil edildiği, dava konusu taşınmazlarda davalının kayıttan kaynaklanan bir hakkının olmadığı, tarafların bahsi geçen taşınmazların bakımı, kullanımı hususunda anlaştıkları konusunda gerek davacı/davalı beyanları gerekse tanık beyanlarına göre ihtilaf olmadığı, ihtilaflı anlaşmanın içeriği hususunda olduğu, mahkemece dava konusu taşınmazlardan elde edilecek fıstık gelirinin hesaplanması için bilirkişilerden rapor alındığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilen taşınmazlardan elde edilecek fıstık gelirinin davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. (1086 sayılı HUMK’un 76.) maddesine göre, olayları bildirme görevi davanın taraflarına, bildirilen olaylara göre, hukuki nitelendirme ve uygulanacak kanun hükümlerini bulup uygulamak görevi hâkime aittir.
Somut olayda, davacı, dava konusu parsellere ilişkin olarak davalı ile yapılan akde aykılık nedeni ile alacak talebinde bulunmuş, terditli olarak da akde ayrılık kabul edilmediği takdirde ecrimisil tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava alacak davası olarak nitelendirilmiş ve dava konusu taşınmazlardan elde edilecek fıstık ürünü bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, gerekçeli karardan davanın sözleşmeden kaynaklı alacak olarak mı nitelendirildiği yoksa ecrimisil bedeli olan haksız kullanımdan kaynaklı alacak olarak mı nitelendirildiği anlaşılamamaktadır. Dava konusuna ilişkin olarak hukuki nitelendirme yapılmadan, dava konusu alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya aykıdır.
O halde, mahkemece yapılacak iş, dava konusu alacak talebine ilişkin hukuki nitelendirmenin yapılması, alacağın niteliği tespit edildikten sonra davalının zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi, yine davalı tarafça dava konusu taşınmazlardan elde edilen fıstık bedellerinin ödendiği iddia edildiğinden, bu husus üzerinde durularak tanık beyanlarının değerlendirilmesi, yine davalı tarafından davacı aleyhine açılan … Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyanın da değerlendirilmesi sureti ile, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ) nolu bentte yazılı sebeplerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteği süresinde olmadığından REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 20/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.